Peygamberimiz Altınçağ’ı cennet benzeri özelliklerle tasvir etmiştir

Altınçağ’da görülmemiş bir bolluk olacaktır

Teknolojik gelişmeler Altınçağ’daki bolluğun sağlanmasına uygun ortam oluşturacaktır
Çöller yeşertilecektir
Hayat pahalılığı ve darlık yılları bitecektir

En ileri teknoloji insanların kullanımına girecektir

Altınçağ, bilimsel alanda bugüne kadar görülmemiş gelişmelere sahne olacaktır

Altınçağ’da üstün bir sanat anlayışı hakim olacaktır

Kuran ahlakının tüm incelikleriyle yaşanması Altınçağ’ın bir özelliğidir

“Yeryüzü adaletle dolacaktır”

“Güzellik yapan” insanlara vaat edilen “barış yurdu” altınçağ’da tam anlamıyla yaşanacaktır
Din aslına dönecektir

ALTINÇAĞ'DA GÖRÜLMEMİŞ BİR BOLLUK OLACAKTIR

Altınçağ, ürünlerde ve mallarda çok büyük bolluk ve bereketin yaşandığı bir dönemdir. Bu dönemde ihtiyacı olana istediğinden kat kat daha fazlası verilecek, en ufak bir sıkıntı, yokluk, açlık yaşanmayacaktır. Yeryüzündeki tüm zenginlikler ortaya çıkacak, geliştirilen yeni tarım teknolojileri sayesinde topraktan her zamankinden çok daha fazla ürün elde edilecektir. İman eden, Allah yolunda hizmet eden kişilerin bu uğurda yaptıkları her türlü güzelliğin karşılığı hem dünyada, hem de ahirette kat kat verilecektir. Hayatın her anında yaşanan bolluk ve bereket, İslam ahlakını yaşayan müminlere Allah'ın verdiği bir güzellik olacaktır. Her yaptıkları iş onlara büyük bir zenginlik olarak geri dönecektir. Allah, bir ayetinde Müslümanların mallarından Kendi rızası için infak ettiklerinde karşılık olarak bulacakları bereketi şu şekilde belirtir:

Mallarını Allah yolunda infak edenlerin örneği yedi başak bitiren, her bir başakta yüz tane bulunan bir tek tanenin örneği gibidir. Allah, dilediğine kat kat arttırır. Allah (ihsanı) bol olandır, bilendir. (Bakara Suresi, 261)

Bu dönemde ürünlerde ve mallarda o zamana kadar görülmemiş bir bolluk olacağı, bu ürünlerin sayılıp, ölçülmeden her isteyene dağıtılacağı pek çok hadis-i şerifte de bildirilmektedir:

“Benim ümmetim o devirde öyle bir refah bulacak ki, o güne dek onun mislini kesinlikle bulmamıştır. Yer yemişini (gıda ürünlerini) verecek ve insanlardan hiçbir şey saklamayacak (vermemezlik etmeyecek)tır. Mal da o gün çok birikmiş olacaktır.”
(Sünen-i İbni Mace, 10-347/ Ramuz el Ahadis, s. 508/ İbni Mace-Tabarani'nin Kebiri)

Resulullah buyurdu ki: "Ümmetimin sonunda bir halife gelecek, malı adetle saymayacak, avuçla avuçlayacaktır."
(Sahih-i Müslim, 11/351)

“O zaman ümmetim, iyisi kötüsü hepsi de mislini görmedikleri nimetlerle nimetlenir. Allah onlara, bol yağmur gönderir. Arz nebattan bir şey saklamaz. Mal hakir olur.”
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 16)

“…Gökyüzü yağmurundan hiçbir şeyi esirgemeyecek ve cömertçe bol yağdıracak. Yeryüzü ve bitkilerinden hiçbirini eksik bırakmayacak ve muhakkak onları kemali ile bitirip ortaya çıkaracaktır. Hatta yaşayanlar (kendilerinde bulunan nimetleri görmeleri için) ölülerin de hayatta olmalarını temenni edeceklerdir.”
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 437)

“…Ümmetin gerek iyileri ve gerekse de kötüleri, misli asla görülmemiş şekilde, pek çok nimetlere sahip olacaktır. Çok yağmur yağmasına rağmen bir damlası bile boşa gitmeyecek, toprak bir tek tohum istemeden verimli ve bereketli olacaktır.”
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)

Resul-i Ekrem efendimiz şöyle buyurdu: "Ümmetimin sonunda öyle bir devlet reisi olacak ki avuç avuç mal ve para avuçlayacak ve bu malı adet olarak ihata edip saymayacaktır."
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 433)

“Mehdi insanlara malı ve eşyayı dağıtırken, saymadan bol bol verecektir.”
(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 24)

“…Yeryüzü içindeki hazineleri dışarıya fırlatacaktır.”
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 45)

“…Arz, içerisinde gizlediği bütün zenginliklerini, altından ve gümüşten sütunlar halinde dışarı atacak.” 
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 464)

O zaman, yer ve gök ehli, bütün yabani hayvanlar, kuşlar, hatta denizdeki balıklar bile onun hilafetiyle sevineceklerdir. Onun devrinde, akan ırmaklar bile suyunu fazlalaştıracaktır.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 31)

... Ümmetim onun zamanında iyi ve kötünün benzeri ile nimetlendiği bir nimetle nimetlenecek, sema üzerlerine bol yağmur yağdıracak, arz nebatından hiçbir şey saklamayacaktır.
(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 9)

... Sema yağmurunu indirecek, yer bereketini çıkaracak, daha önce görülmemiş bir biçimde ümmetim onun zamanında rahata erecektir.
(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 9)

Muhammed ümmetinin gönlü, zenginlikle dolacaktır.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)

Gökten bolca rahmet yağacak, yerlerde bereket artacak; bütün defineleri bulacak.
(Kıyamet Alametleri, s. 164)

Teknolojik gelişmeler Altınçağ’daki bolluğun sağlanmasına uygun ortam oluşturacaktır

“İnsanlar bir ölçek buğday ektiklerinde karşılığında yedi yüz ölçek bulacak... İnsan birkaç avuç tohum atacak, 700 avuç hasat edecektir... Çok yağmur yağmasına rağmen bir damlası bile boşa gitmeyecek.”

(Kıyamet Alametleri, s. 164/ El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 24)

Bu rivayette ahir zamanda modern tarıma geçilmesi, yeni üretim tekniklerinin geliştirilmesi, tohum ıslahı çalışmaları ve yağmur sularının yeni barajlar, göletler yapılarak değerlendirilmesi sonucunda oluşacak üretim artışına dikkat çekilmektedir.

Nitekim günümüzde teknoloji çok büyük bir hızla gelişmekte, ürünlerin hem kalitesinde hem de üretim miktarında çok fazla artırıma gidilebilmektedir. Özellikle de genetik biliminde yaşanan çok hızlı gelişme, teknolojinin her türünde olduğu gibi tarım teknolojisinde de büyük bir devrim yaşatmaktadır. Kuşkusuz gün geçtikçe bu verimlilik de giderek daha çok artacak ve Altınçağ'da en üst noktasına ulaşacaktır.

Henüz denenme aşamasında olan ve çok kısıtlı alanlarda uygulamaya geçen tüm teknolojik gelişmeler, ahir zamanda yaşanacak olan bolluk ve bereketin sağlanmasında kuşkusuz çok etkili olacaklardır. Bu sayede eldeki imkanlar en iyi şekilde kullanılacak, israf ve iş gücü en aza indirilecek, insanlar çok dayanıklı, kaliteli ve çok bol üretim yapabilecekler. Altınçağ'da tüm bu teknoloji yeryüzündeki insanların faydasına kullanılacak, nimetler insanlar arasında adaletli bir şekilde paylaştırılacaktır. Ülkeler, ırklar, topluluklar arasında hiçbir ayrım gözetilmeyecektir. Birbirinden kilometrelerce uzakta yaşayan ya da kültürel açıdan aralarında hiçbir benzerlik bulunmayan halklarda da aynı eşit dağılım ve adaletli yönetim hakim olacaktır. Yeryüzündeki bu cennete benzer ortamı sağlayacak olan da, Kuran ahlakının gerçek anlamda yaşanacak olmasıdır. Allah'tan korkup sakınan, her yaptığı işte Allah'a yönelip dönen samimi Müslümanların adil yönetimi, dünya üzerinde çok büyük bir güven, huzur ve bereket oluşturacaktır.

Çöller yeşertilecektir

Ahir zamanda ürünlerde yaşanacak olan bolluğa işaret eden bir başka teknolojik gelişme de çöllerin yeşertilmesidir. Dünyada kara parçalarının yüzde kırk üçünü çöllerin oluşturduğu düşünülürse, bu konunun tarım teknolojisi için ne kadar büyük bir önem taşıdığı daha kolay anlaşılır.

Günümüzde suyun verimsiz çöl topraklarına kadar ulaştırılmasıyla, en kurak topraklarda bile üretim yapılabilmektedir. Eğer bu yüksek teknoloji tüm çöllere uygulanırsa, kıtlığın eşiğinde olan pek çok ülke çok verimli ekim alanlarına kavuşacaktır. Tabi bunun için çok büyük bir teknoloji gerekmektedir.

Çöl bölgelerinde tarım yapılabilmesi için sulama konusunun çözülmesi ve ekim yapılabilir toprakların sağlanması gerekir. Bunun için üzerinde çalışılan teknolojilerden biri bilgisayar kontrolünde yapılan sulamadır. Bu teknolojiyle su akışı doğrudan bitkilerin kök bölgelerine yönlendirilmekte, tek bir damla suyun bile israf edilmesi engellenmektedir. Her türlü suyun arıtılarak kullanıma geçirilmesi de çöl tarımında çok önemli bir yer tutar.

Bunun için sel ve deniz sularının çok hızlı bir şekilde kullanıma geçirilmesi de tarım teknolojisinin temelini oluşturmaktadır. Bu şekilde çok geniş bir su kaynağı sağlanmış olacak ve ülke ekonomilerine çok büyük bir destek sağlanacaktır. Peygamber Efendimiz hadislerinde suyun çok verimli şekilde kullanılmasına da işaret etmiştir:

“…ümmetin gerek iyileri ve gerekse de kötüleri, misli asla görülmemiş şekilde, pek çok nimetlere sahip olacaktır. Çok yağmur yağmasına rağmen bir damlası bile boşa gitmeyecek, toprak bir tek tohum istemeden verimli ve bereketli olacaktır.”

(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)

Hayat pahalılığı ve darlık yılları bitecektir

Altınçağ’da çok büyük bir zenginlik ve refah yaşanacaktır. İhtiyaç içinde olana istediğinden kat kat fazlası verilecek, hiçbir şey sayılıp ölçülmeyecektir. Bundan önceki devrin özelliği ise, hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı ve darlık yılları olmasıdır. Bu dönemde fakirler daha da fakirleşirken, zenginlerin malı mülkü katlanarak artmaktadır. Hadislerde de ahir zamanın bu özelliği vurgulanır:

“Fakirler çoğalacak.”

Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 457)

Allah dinden uzaklaşan insanlara açlık ve sefalet gibi belaları bir uyarı olarak isabet ettirmektedir. Oysa büyük sıkıntı ve zorluk içinde yaşayan bu insanlar eğer, iman etmiş olsalar, sıkıntılar ardından bir kolaylık bulacaklardır. Gerçekten de Allah iman eden ve kendi yolunda çalışan, şevkle hizmet eden Müslümanlara çok büyük bir zenginlik, refah ve mutluluk yaşatırken, inkar edenlere de bu inkarlarından dolayı çok büyük bir sıkıntı yaşatmaktadır. Allah insanların nankörlük ettikleri dönemlerde, onlara lütuf olarak verdiği nimetleri ellerinden almakta, onları açlık ve korkuyla imtihan etmektedir. Allah inkarcılara yaşattığı geçim sıkıntısının gerçek sebebini bir ayette şöyle bildirmektedir:

Kim de benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır... (Taha Suresi, 124)

Uyarıcıların sözlerine kulak vermeyen ve inkarda direten topluluklar her zaman için çok büyük bir sıkıntıyla karşılık görmüşlerdir. Oysa hadislerde bildirildiği ve Kuran ayetlerinde haber verildiği gibi, Müslümanlar imanlarının karşılığı olarak büyük nimetlerle ödüllendirilirler. Ayrıca Peygamber Efendimiz de özellikle ümmetinin son döneminde, yani ahir zamanda Müslümanların büyük bir bolluk içinde yaşayacaklarını haber vermiştir:

“…Öyle bir zaman gelecek ki o zamanda kişi (ayırdığı) altın sadakasıyla (taraf taraf) dolaşacak da sonra elinden sadakasını alacak hiçbir (fakir) kimse bulamayacak.”
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 462)

“…O zaman ümmetim nimetlenecek, hayvanlar bolluk içinde ve arzın nebatatı çok fazla olacak…”
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 26)

“…Muhakkak ki o zamanda mal çoğalıp su gibi akacak da, onu hiçbir kimse (tenezzül edip) kabul etmeyecektir.”
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 464)